İnsanlık hayatı

İnsanlık hayatı; bir insan varlığının insan ‘beden’inde ilk ‘bedenlenme’sinden itibaren, ‘Dünya Okulu’ndan mezun olana dek, yüzlerce kez bedenlenerek geçirdiği, ölüm-doğum aralarıyla (muhasebe aralarıyla) ayrılmış gibi görünmekle birlikte, bir bütün olarak ele alınması gereken, Dünya Okulu’ndaki “insanlık safhası hayatı”dır; diğer deyişle, varlığın tek hayat olarak kabul edilmesi gereken, insan bedenlerinde geçirdiği “hayatlar (ömürler) bütünü”dür ya da “sübjektif tekâmül hayatı”dır. (226, 196, 208, 203, 226, 293) Sübjektif tekâmül devresi

İnsanlık safhasındaki tüm hayatların aslî zamanın tek bir anında cereyan etmesi

İnsan varlığı insanlık safhasındaki inkişafına ‘aslî zaman’ın belirli bir “an”ında (Şekil-3’te “e” noktası) başlar, ‘sübjektif tekâmül devresi’ boyunca inkişafı icap eden kudretlerini (melekelerini) olgunlaştırdıktan sonra, tekrar o “an”a ulaşır; yani insan türü hâlindeki tekâmül, aslî zaman üzerindeki belirli bir andan başlayıp yine o anda biter ki, ondan sonra bambaşka bir tekâmülün ve ‘aslî zaman üzerinde yürüyüş’ün sözkonusu olacağı ‘vazife safhası’ başlayacaktır. (222, 226, 225)

İnsanlık safhasındaki tekâmül; aslî zaman üzerinde yürüyüşün sözkonusu olmadığı, aslî zaman üzerindeki tek bir “an”ın ‘insanlık safhası’na ait icaplarını (Aslî icap) yerine getirmekten ibaret olan, varlığın kendi âlemine, kendi kudretleri içine kapanıp, sadece kudretlerini (melekelerini) üstün bir ‘plân’a hazırlamakla meşgul bulunduğu, sübjektif karakter gösteren bir tekâmüldür. (222, 135, 223, 225, 226, 196, 193) Sübjektif tekâmül devresi. (196) Bütün insanlık hayatı boyunca insan varlığı, aslî zamanın tek bir ânı üzerinde, kendi hazırlık kadrosu içine, kendi kudretleri içine, kısaca kendi âlemine kapanmış halde, kudretlerini ‘vazife plânı’na hazırlamakla meşgul bulunur. (226, 222)

İnsanlık safhasındaki ya da sübjektif tekâmül devresindeki hayatların tek bir hayat olarak ele alınma gerekçesi

İşte aslî zamanın bir ânı üzerinde bir insanın, kendi hazırlık kadrosu içine kapanarak, bütün insanlık hayatı boyunca kendi hazırlıklarıyla meşgul olması, onun “sübjektif tekâmül”ünü ifade ettiği gibi, insan hâlindeki yüzlerce kez ‘bedenlenme’ hâlinin sadece insanlık safhasını tamamlamaya yönelik oluşu da, bütün bu beden hayatlarının, topyekûn bir tek hayat olarak ele alınmasını icap ettirir. (226) Yani bu inkişaf devresinin bütün insanlık safhası boyunca sürecek bedenlenmeleri, aslında bir tek hayatın (insanlık hayatının) zaruretlerinden başka bir şey değildir ve bu zaruretler de aslî zamandaki bir ânın (Şekil-3’teki “e” noktasının) icaplarını (o anın insanlık safhasına ait icaplarını) yerine getirmektir. (226) İnsanlık hayatı, sayısız bedenlenmeleri içermesine rağmen, başından sonuna kadar bir tek hayat gibi ele alınmalıdır. (196)

İnsanlık hayatındaki ölüm-doğum aralarının (ya da spatyom hayatlarının) muhasebe zaruretinden de kaynaklanıyor olması

Her ‘spatyom’ hayatı, ‘varlık’ için derin ve esaslı bir murakabe ve muhasebe ânıdır (zamanıdır) ve aslında kesintisiz devam eden insanlık hayatının “ara”larından biridir. (203, 208, 226) İşte bir dünya devresi boyunca devam eden, insanlık hayatı denilen, ‘Dünya Okulu’ hayatının ‘ölüm’le başlayıp ‘doğum’la biten “ara”lar (spatyom hayatı denilen aralar) vermesinin bir nedeni de, bu “ara”ların; murakabe ve muhasebe denilen “derin bilgi işlemleri”ni dış tesirlerden uzak, rahatça yapabilmeye ve kazanılanları öz varlığa (Öz varlık) aktarabilmeye imkân sağlamasıdır. (203, 208, 226)

İnsanlık hayatının hedefi ve yaklaşık süresi

İnsanlık hayatı, organizasyonlar sisteminin (Organizasyon sistemi) simetriği olan ve onların sezgilerini hazırlayan, aşağılardan itibaren son merhaledir (vazife plânına geçmeden önceki, Güneş Sistemi’mizin son merhalesidir). (168, 58) Dolayısıyla vazife plânı sezgilerine ve az çok da bilgilerine ait hazırlıkların insanlık hayatında tamamlanması zaruridir. (168) İnsanlığın dünyadaki ilk ve son vazifesi, vazife plânına hazırlayıcı icapları yerine getirmektir ve bunun için de inkişaf ettirip olgunlaştırması gereken kudretlerini ya da ‘melekeler’ini inkişaf ettirip olgunlaştırmalıdır. (168, 222)

İnsanlar insanlık hayatında ilk kademeden itibaren yaşadıkları binlerce yıl süresinde ‘sorumluluk’ sezgilerinin gittikçe güçlenen baskıları altında otomatik (Otomatizma) veya yarı idrakli olarak insanlık mertebesini tamamlamaya çalışırlarken, yüzlerce dünya hayatı yaşar, yüzbinlerce görgü ve deneyimler geçirirler. (60, 208) İnsanlık hayatı boyunca bir insan idrakinin, insanlık safhası nın üst sınır çizgisine varabilmesi için geçirmesi gereken dünya hayatlarının miktarı, bir sürü özgürlük ve ‘sınavlar’dan dolayı her ne kadar kesin olarak söylenemezse de, bu, ortalama olarak 500-700 ‘bedenlenme’yi kapsar. (208)

Sübjektif tekâmül devresi

Aslî zaman üzerinde yürüyüş

İnsanlık safhası

Yüzeysel zaman

Ölüm