Objektif tekâmül

Objektif tekâmül; insan varlığı (Varlık) için ancak, ‘insanlık safhası’nın tüm icaplarını (Aslî icap) yerine getirmesinden, yani inkişaf ettirmesi gereken ‘melekeler’i inkişaf ettirip, sübjektif tekâmül sürecinden çıkmasından (kurtuluş) sonra başlayacak olan; vazife plânlarında (Vazife plânı), ‘küresel zaman’ imkânları içinde gerçekleşen; daima ‘aslî zaman’ üzerinde yürüyüşün eşlik ettiği; insanlık safhasındaki “sübjektif tekâmül”e kıyasla, “hakiki tekâmül” ya da “asıl tekâmül” denilebilecek, objektif, hızlı, aktif bir karakter gösteren tekâmüldür. (222, 226, 225, 223, 217)

Hazırlık faaliyetinin olduğu sübjektif tekâmül devresi

İnsanlık safhasındaki tekâmül; ‘aslî zaman üzerinde yürüyüş’ün sözkonusu olmadığı, ‘aslî zaman’ üzerindeki tek bir “an”ın insanlık safhasına ait icaplarını yerine getirmekten ibaret olan, varlığın kendi âlemine, kendi kudretleri içine kapanıp, sadece kudretlerini (melekelerini) üstün bir plâna hazırlamakla meşgul bulunduğu, sübjektif karakter gösteren bir tekâmüldür. (222, 135, 223, 225, 226, 196, 193) Sübjektif tekâmül devresi. İnsanlık (insanlık safhası); geçirilmiş az çok pasif ‘inkişaf’ safhaları ile gelecek aktif ve “hakiki tekâmül” plânları arasında kalan, yarı idrâkli ve sübjektif hazırlıkları sağlayan, ara (arasat) bir plândır. (196) Bütün ‘insanlık hayatı’ boyunca insan varlığı, aslî zamanın tek bir ânı üzerinde, kendi hazırlık kadrosu içine, kendi kudretleri içine, kısaca kendi âlemine kapanmış halde, kudretlerini üstün bir plâna hazırlamakla meşgul bulunur. (226, 222)

Kapanıştan çıkış (kurtuluş) ve “an”ın aslî zamanda mesafe almaya başlaması (noktanın doğru üzerinde kaymaya başlaması)

İnsan varlığının, objektif bir tekâmül prensibine girmesi, ancak, Şekil-3’te gösterilen, aslî zaman akışındaki tek bir anın (“e” noktasının) icaplarını yerine getirmesiyle, yani o anın insanlık safhasına ait tüm icaplarını yerine getirmesiyle mümkün olur. (222-223, 225, 226) Diğer deyişle, aslî zaman üzerinde yürüyüş, insan için, ancak; insanlık safhası nda inkişafı icap eden tüm ‘melekeler’ini inkişaf ettirip bütün hazırlıklarını bitirdikten ve aslî zamanın akışı icaplarına uymak ‘liyakat’ini kazandıktan sonra, Şekil-3’te gösterilen noktadan itibaren sözkonusu olacaktır. (223, 226)

İnsan varlığı, insanlık safhasındaki inkişafına aslî zamanın belirli bir “an”ında başlar, ‘sübjektif tekâmül devresi’ boyunca inkişafı icap eden kudretlerini (melekelerini) olgunlaştırdıktan sonra, tekrar o “an”a ulaşır; yani insan türü hâlindeki tekâmül, aslî zaman üzerindeki belirli bir andan başlayıp yine o anda biter ki, bittiğinde varlık kendi âleminden çıkar ve aslî zamanın akışı icaplarına uymak liyakatini kazanarak, artık organizasyon sistemleri içinde, objektif bir tekâmül prensibine, objektif ve aktif bir tekâmül akışına girer. (222, 226, 225) Bir başka deyişle ‘insanlık hayatı’ndaki inkişaf tamamlanıp Şekil-3’te gösterilen noktaya gelindiğinde,“ yüzeysel zaman idraki realiteleri” sona erecek, insan varlığı da sübjektif tekâmül sürecinden kurtulup, idrakî mekân olan üst vazife plânlarında hakiki tekâmüle, yani aslî zaman üzerinde yürüyen objektif bir tekâmül akışına girecektir (Şekil-3’te “e” ânının “Z” aslî zamanı üzerinde akışı başlayacaktır). (225, 135, 222, 226)

Objektif tekâmül mekanizması içine girmiş bir varlıkta “vicdan düalitesi” kalmaz; yerini daha yüksek tertipte olan “vazife düalitesi” alır. (135) Vicdan

Aslî zaman üzerinde yürüyüş ve objektif tekâmül

Tekâmülün idrakî zaman içindeki yürüyüşünde en bâriz özellik, varlığın her tekâmül akışına, daima aslî zaman üzerinde mesafe katetmesinin eşlik etmesidir. (226) Diğer deyişle, “küresel zaman idrakinin inkişafı”nda, her inkişaf ânı, “aslî zaman akışı üzerinde yürüyüş” eşliğinde olur. (217) İşte bu yüzden asıl tekâmül, idrakî zamanın hâkim olduğu dünya-üstü ‘vazife plânı’ndan itibaren başlar. (217)

Sübjektif tekâmül devresi

Aslî zaman üzerinde yürüyüş

İnsanlık hayatı

İntibak sahası

Küresel zaman

Aktif intibaklar

Ünite